Prof. Dr. İbrahim Ziyal, beyin tümörünün erken belirtileri arasında yer alabilen baş ağrısı, mide bulantısı gibi şikayetlere dikkat çekti. Tümörün yerleşimine göre değişen 10 farklı belirti sıralandı.
Prof. Dr. İbrahim Ziyal, günlük yaşamda sık karşılaşılan baş ağrısı, mide bulantısı ve güçsüzlük gibi belirtilerin bazen basit nedenlerden kaynaklanabileceğini, ancak bazı durumlarda daha ciddi hastalıkların habercisi olabileceğini belirtti. Bu belirtiler arasında beyin tümörünün erken işaretleri de bulunabilir.
Vücudun koruyucu sisteminin bozulmasıyla hücrelerin kontrolsüz çoğalarak tümör oluşturabileceğini ifade eden Prof. Dr. Ziyal, tümörlerin iyi huylu veya kötü huylu olabileceğini açıkladı. Beyin tümörleri her yaş grubunda görülebilir. Özellikle hipofiz adenomu gibi hormonal tümörler kadınlarda daha erken belirti verebildiği için tanı süreci daha erken başlayabilir. Ailede beyin tümörü öyküsü bulunması da bir risk faktörüdür.
Tümörün beynin hangi bölgesinde yer aldığına bağlı olarak belirtiler değişiklik gösterir. Beyin dokusuna baskı yapan anormal bir oluşumun en sık belirtisi baş ağrısıdır. Zamanla bulantı ve kusma da bu tabloya eklenebilir. Beyin tümörlerinde görülebilecek diğer belirtiler şunlardır: Geçmeyen ve giderek artan baş ağrısı, özellikle sabahları belirginleşen bulantı ve kusma, kol ve/veya bacakta güçsüzlük, konuşma bozukluğu, epilepsi nöbeti, görme bozukluğu veya çift görme, dengesizlik, el ve ayaklarda büyüme, işitme azalması, yutma güçlüğü ve kişilik ile davranış değişiklikleri.
Baş ağrısının karakteri ayırıcı tanıda önem taşır. Sürekli, tüm başa yayılan ve özellikle sabah bulantı ve kusma ile birlikte görülen baş ağrıları dikkatle değerlendirilmelidir. Migrende ağrı başın bir yarısında hissedilirken, sinüzitte ağrı alın ve yüz bölgesindedir. Beyin tümörlerindeki ağrı genellikle yaygın ve baskı tarzındadır. Tanı için tomografi ve ilaçlı beyin MR’ı kullanılabilir.
Beyin tümörlerinde tanı süreci hastanın şikayetleri ve nörolojik muayene ile başlar. Çoğu zaman ilaçlı beyin MR’ı ile tanı netleşir. Tedavinin temel yöntemi cerrahidir. Amaç tümörün mümkün olan en güvenli şekilde çıkarılmasıdır. Gerekli durumlarda radyoterapi veya kemoterapi uygulanır. Mikrocerrahi ve endoskopik yöntemler cerrahinin güvenliğini artırmaktadır.
Her beyin tümörünün kötü huylu olmadığını belirten Prof. Dr. Ziyal, iyi huylu ve tamamen çıkarılan tümörlerde ek tedaviye gerek kalmayabileceğini söyledi. Alışılmışın dışında, giderek artan ve nörolojik belirtilerle birlikte görülen şikayetlerde vakit kaybetmeden uzmana başvurmak erken tanı açısından hayati önem taşır. Beyin sağlığını korumak için düzenli kitap okumak, zihni aktif tutan aktiviteler yapmak, tempolu yürüyüş, yeterli uyku ve dengeli beslenme önemlidir. Omega-3 açısından zengin besinler tüketilmeli, sigaradan uzak durulmalı ve radyasyona maruz kalmaktan kaçınılmalıdır.
Yorum Yap