Orta Doğu’daki ateşkes anlaşması enerji piyasalarında sert düşüşlere yol açtı. Petrol, doğal gaz ve kömür fiyatları gerilerken, hala yüksek seviyeler korunuyor.
ABD Başkanı Donald Trump’ın 8 Nisan’da duyurduğu ateşkes anlaşması, petrol, doğal gaz ve kömür fiyatlarında belirgin düşüşlere yol açtı. Ancak, saldırılar öncesi döneme kıyasla enerji fiyatları hala yüksek seviyelerde seyrediyor.
İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının devam etmesi ve İran’ın ateşkes ihlali iddiaları, Hürmüz Boğazı’ndaki gemi geçişlerinin beklenenin altında kalması gibi faktörler enerji piyasalarındaki belirsizliği sürdürüyor.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve İran’ın misillemeleriyle tırmanan gerilim, ABD Başkanı Donald Trump’ın 8 Nisan’da ateşkesi kabul ettiğini açıklamasıyla farklı bir boyut kazandı. Trump, Hürmüz Boğazı’nın açılması şartıyla 2 haftalık ateşkesin kabul edildiğini ve İran’dan gelen 10 maddelik teklifin müzakere için uygulanabilir bir zemin oluşturduğunu belirtti.
İran yönetimi ise saldırıların durması halinde misillemelerini sonlandıracağını bildirdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, koordineli bir şekilde Hürmüz Boğazı’ndan güvenli geçişin iki hafta mümkün olacağını açıkladı. Dışişleri Bakan Yardımcısı Said Hatibzade, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının ateşkesin ağır bir ihlali olduğunu vurgulayarak ABD’yi savaş ile ateşkes arasında seçim yapmaya çağırdı.
Hürmüz Boğazı’nın stratejik önemi ve küresel petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin buradan yapılması, bölgedeki gelişmelerin enerji piyasalarını yakından etkilemeye devam edeceğini gösteriyor.
İki haftalık geçici ateşkesin duyurulmasıyla enerji fiyatlarında ani bir düşüş yaşandı. Trump’ın Hürmüz Boğazı’nın tam açılması şartıyla kabul ettiği ateşkesin ardından Brent petrolün varil fiyatı uluslararası piyasalarda 100 doların altına indi.
Saldırılardan önceki son işlem günü olan 27 Şubat’ta Brent petrol 72,48 dolardan, Batı Teksas türü (WTI) ham petrol ise 67,02 dolardan kapanmıştı. 10 Nisan itibarıyla Brent petrolün varil fiyatı 95,2 dolara, WTI ise 96,57 dolara geriledi. Ancak bu seviyeler, saldırı öncesi duruma göre hala yüzde 31,3’lük bir artışı temsil ediyor.
ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA), Hürmüz Boğazı’ndaki aksaklıkların küresel enerji tedarikine etkisini göz önünde bulundurarak bu yıl için ortalama petrol fiyatı tahminini 96 dolar seviyesine yükseltti.
Doğal gaz fiyatları da ateşkesle birlikte sert bir düşüş gösterdi. Petrol sahaları ve LNG terminallerindeki hasarlar ile boğazdaki kesintiler küresel enerji arzını olumsuz etkilemişti. Katar’ın Ras Laffan tesislerindeki üretimi durdurması küresel LNG arzının beşte birini riske atmıştı.
Avrupa’da işlem gören TTF doğal gaz kontratları, jeopolitik riskler nedeniyle dalgalanma yaşadı. 27 Şubat’ta megavatsaat başına 31,51 avrodan kapanan kontratlar, 2 Mart’ta 43,23 avroya yükselmişti. Ateşkes sonrası 8 Nisan’da yüzde 17,5 gerileyerek 43,9 avroya indi. 10 Nisan’da ise 43,63 avrodan işlem gördü. Saldırı öncesine göre doğal gaz fiyatlarında yüzde 38,4’lük bir artış kaydedildi.
Kömür piyasasında da benzer bir seyir izlendi. Asya piyasaları için referans kabul edilen Newcastle kömür mayıs vadeli kontratı, saldırılardan önce 118,5 dolarken, 2 Mart’ta 128,7 dolara, 20 Mart’ta ise 146,5 dolara kadar yükseldi. Geçici ateşkes kararı sonrası kömür fiyatları, saldırı öncesi seviyelere göre yüzde 13,8 artışla 10 Nisan’da 134,9 dolardan haftayı tamamladı.
Yorum Yap