Bakan Mehmet Şimşek, yapay zeka ve robot teknolojilerinin gelecekte büyük pazarlar oluşturacağını belirterek, sürdürülebilir yüksek büyümenin formülünün düşük enflasyon olduğunu söyledi.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yapay zeka ve otonom sistemlerin büyük fırsatlar sunduğunu ancak bu teknolojileri üretenlerin avantajlı olacağını belirtti. Yapay zekanın verimliliği artıracağını ve istihdam piyasalarını etkileyeceğini vurgulayan Şimşek, geçmişte güvenli görülen alanların dahi hızla değiştiğini söyledi.
Şimşek, yapay zeka ve robot teknolojilerinin küresel piyasasının 2050’ye kadar 100 milyar dolardan 25 trilyon dolara yükseleceğini öngördü. Bu trendlere üniversitelerin ve sanayicilerin odaklanması gerektiğini, katma değer ve kar marjlarının bu alanda olduğunu ifade etti.
Bakan Şimşek, küresel ekonomide borçluluk oranının yükseldiğini, ancak Türkiye’nin hane halkı, devlet, şirketler ve finans sektörü borçluluğunun düşük olduğunu belirtti. Bu durumun, Türkiye’nin borçluluk noktasında avantajlı olduğunu gösterdiğini söyledi.
Şimşek, Türkiye’nin enflasyonu tek haneye düşürmesi halinde büyümenin katlanacağını vurguladı. Enflasyonla mücadeleyi bırakma yönündeki yaklaşımların miyopik olduğunu belirterek, kalıcı ve sürdürülebilir yüksek büyümenin formülünün düşük enflasyon olduğunu ifade etti.
Yaşlanan nüfusun da küresel bir meydan okuma olduğunu belirten Şimşek, sağlık turizmi ve yaşlı bakım hizmetlerinin büyüyen bir pazar olduğunu dile getirdi. Küresel ısınma ve su stresi gibi gerçeklere dikkat çekerek, yeşil teknolojiler ve yenilenebilir enerjide Türkiye’nin büyük potansiyeli olduğunu belirtti.
Şimşek, küresel ekonominin savaş kaynaklı arz şokuyla karşı karşıya olduğunu ve bunu iyi yönettiklerini söyledi. Türkiye’yi bu meydan okumalara karşı doğru konumlandırdıklarını ve fırsat penceresinden baktıklarını ifade etti.
Uygulanan ekonomi programının ilk evresinin risklerin kontrolü olduğunu belirten Şimşek, 2023’teki deprem felaketine rağmen büyük bütçe açıkları verilip parasallaştırılmadığını vurguladı. EYT düzenlemesinin de bu süreçte hayata geçirildiğini hatırlattı.
Türkiye’nin 2023’te 120 milyar dolarlık dış ticaret açığı bulunduğunu ve finansmana erişimde sıkıntılar yaşandığını kaydeden Şimşek, ülkenin ödemeler dengesi stresine girmemesi ve enflasyonun 3 haneye çıkmaması için ciddi çaba gösterildiğini belirtti. Bu program olmasaydı enflasyonun nereye gideceğinin düşünülmesi gerektiğini söyledi.
Programın ikinci evresinin ekonomideki dengesizlikleri azaltmak olduğunu hatırlatan Şimşek, enflasyon, bütçe açığı ve cari açığın azaltılması ile KKM’den çıkış gibi hedeflerde ilerleme sağlandığını belirtti. Üçüncü evrenin ise reform ve dönüşümle kalıcı hale getirileceğini ifade etti.
Tek haneli enflasyon, kalıcı cari açık ve bütçe açıklarının yüzde 3’ün altına düşmesi gibi hedeflerin korunduğunu dile getiren Şimşek, bu dönemin süresinin dış gelişmelere bağlı olduğunu söyledi.
Şimşek, enflasyonun Ekim 2022’de zirve yaptıktan sonra 2023’te ve 2024’te düşüş trendine girdiğini belirtti. Dezenflasyonla birlikte gelir dağılımında iyileşme başladığını ancak daha katedilecek mesafe olduğunu ekledi.
Deprem bölgesinde yeniden inşa sürecinin bu yılın ortası itibarıyla büyük oranda tamamlanacağını bildiren Şimşek, deprem yaralarının sarılmasına ve EYT’nin etkisine rağmen bütçe açığının yüzde 5,1’den yüzde 3’ün altına düştüğünü vurguladı.
Yorum Yap