ABD ve İran arasındaki görüşmelerde uranyum zenginleştirme süresi krizi büyüyor. Washington 20 yıl isterken, Tahran 5 yıl diyor. Nükleer silah kapasitesi masada.
ABD ve İran arasında İslamabad’da devam eden üst düzey görüşmeler, uranyum zenginleştirme moratoryumunun süresi konusundaki anlaşmazlık nedeniyle tıkandı. Washington, İran’ın nükleer silah üretme kapasitesini sınırlamak amacıyla 20 yıllık bir yasak talep ederken, Tahran bu sürenin en fazla 5 yıl olabileceği görüşünde.
Bu stratejik anlaşmazlık, görüşmelerin seyrini belirleyen temel unsur olarak öne çıkıyor. Taraflar arasındaki uzlaşmazlık, olası bir savaşın sonucunu ve bölgesel dengeleri doğrudan etkileme potansiyeli taşıyor.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) verilerine göre, uranyum zenginleştirme süreci nükleer yakıt üretimi ile nükleer silah geliştirme arasındaki hassas dengeyi oluşturuyor. Doğal uranyumdaki U-235 izotop oranı yüzde 0,72 seviyesindeyken, modern santrifüj teknolojisi bu oranı yüzde 94’e kadar çıkarabiliyor.
Yüzde 20’nin altındaki zenginleştirme sivil enerji üretimi için kabul edilebilirken, yüzde 20 ve üzeri oranlar “yüksek zenginleştirilmiş” olarak sınıflandırılıyor. Nükleer silah üretimi için gereken minimum oran ise yüzde 90 seviyesindedir.
İran’ın mevcut nükleer envanteri, çatışmaların önemli bir askeri motivasyonunu oluşturuyor. Tahran yönetiminin elinde yaklaşık 440 kg, yüzde 60 saflıkta zenginleştirilmiş uranyum bulunduğu tahmin ediliyor. Uzmanlar, bu oranın silah sınıfına geçiş süresini önemli ölçüde kısalttığına dikkat çekiyor.
IAEA Başkanı Rafael Grossi, bu stoğun teorik olarak 10’dan fazla nükleer savaş başlığı üretme kapasitesine sahip olduğunu belirtiyor. Ancak, İsfahan, Natanz ve Fordow gibi kritik nükleer tesislerin son operasyonlarda ağır hasar aldığı ve stokların güvenliği konusundaki belirsizliklerin arttığı bildiriliyor.
Mevcut krizin kökleri, 2015’te imzalanan Ortak Kapsamlı Eylem Planı’na (JCPOA) dayanıyor. JCPOA, İran’ın zenginleştirme oranını yüzde 3,67 ile sınırlamış, yeni santrifüj inşasını yasaklamış ve stok miktarını 300 kg ile sınırlamıştı. ABD Başkanı Donald Trump’ın 2018’de anlaşmadan çekilmesiyle kriz derinleşti.
Bugün taraflar, 2015’teki anlaşmanın sürelerini yetersiz buluyor. ABD, daha garantili bir anlaşma için 20 yıl ısrar ederken, İran egemenliğini korumak adına 5 yıllık bir süre öneriyor. Bu süre farkı, teknik bir zorunluluktan ziyade siyasi ve askeri kozların belirlenmesinde rol oynuyor.
Yorum Yap