Burhanettin Duran, 27-28 Mart’ta İstanbul’da yapılacak 5. STRATCOM Zirvesi’ni değerlendirdi. Küresel sistemdeki dönüşüm ve iletişimin rolüne dikkat çekti.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, 27-28 Mart tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek 5. Stratejik İletişim Zirvesi (STRATCOM) hakkında AA Analiz için bir değerlendirme yazısı kaleme aldı. Duran, “Uluslararası Sistemde Kopuş: Krizler, Anlatılar ve Düzen Arayışı” temalı zirvede, küresel sistemdeki köklü dönüşümü ve stratejik iletişimin düzen kurucu rolünü ele alacaklarını belirtti. Değerlendirmesinde, mevcut uluslararası düzenin yetersizliğini ve artan jeopolitik rekabeti vurguladı. Türkiye’nin küresel krizler karşısındaki aktif iletişim vizyonunu öne çıkardı.
Duran, uluslararası sistemin geçici türbülanslardan ziyade yapısal bir dönüşüm yaşadığını ifade etti. Bölgesel çatışmaların, derinleşen jeopolitik rekabetin ve küresel yönetişim mekanizmalarının yetersizliğinin mevcut düzenin sürdürülemez olduğunu gösterdiğini kaydetti. İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan sistemin, günümüz sorunlarını çözmekte yetersiz kaldığını belirtti.
Batılı siyasetçilerin ve entelijansiyanın da uluslararası platformlarda bu gerçekliği dile getirdiğini aktardı. Bu platformlarda sadece krizlerin değil, aynı zamanda sistemin norm üretme kapasitesi, temsil adaleti ve meşruiyetinin de sorgulandığını vurguladı. Uluslararası sistemdeki meşruiyet krizinin temelinde temsil eksikliği ve adalet duygusunun zedelenmesinin yattığını ifade etti.
Batı dışı dünyanın sesinin yeterince duyulmadığı ve uluslararası kurumların belirli güç merkezlerinin etkisi altında kaldığı yönündeki eleştirilerin yaygınlaştığını belirtti. Küresel adaletsizlik, eşitsizlik ve ayrımcılık gibi sorunların devletlere güveni sarstığını ve uluslararası düzenin meşruiyetini sorgulattığını kaydetti. Bu durumun siyasi bir tartışmanın ötesinde iletişimsel bir kırılma olduğunu da ekledi.
Sistemin kendini anlatma ve kabul ettirme kapasitesinin zayıfladığını dile getiren Duran, bu nedenle STRATCOM Zirvesi’nin ana temasını “Uluslararası Sistemde Kopuş: Krizler, Anlatılar ve Düzen Arayışı” olarak belirlediklerini açıkladı. Zirvenin, küresel belirsizliklerin arttığı bir dönemde stratejik iletişimin düzen kurucu ve istikrar sağlayıcı rolünü ele alacağını bildirdi.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan ve bölgesel bir savaşa dönüşen çatışmanın etkilerinin Zirve’nin önemli gündem maddelerinden biri olacağını söyledi. Bölgedeki kritik altyapıların ve enerji tesislerinin hedef alındığı bu savaşın, küresel ölçekte çok boyutlu bir kriz dalgası yarattığını ifade etti. Uluslararası güvenlik, enerji güvenliği, ticaret yolları ve tedarik zincirlerini derinden etkileyen bu krizin, uluslararası boyutta meşruiyetin üretimini de tartışmaya açtığını belirtti.
Savaşın başlamasının ardından küresel çapta düzenlenen en büyük uluslararası zirve olma özelliğini taşıyan STRATCOM’un, krizin jeopolitik kırılmalarını tartışmak için önemli bir platform sunduğunu kaydetti. Çatışma öncesi ve süresince tanık olunan dezenformasyon kampanyalarının ve psikolojik harp taktiklerinin, stratejik iletişimin ulusal güvenlik çerçevesindeki önemini bir kez daha gösterdiğini vurguladı.
Duran, günümüzdeki meselenin sadece güç dengelerinin değişmesi değil, aynı zamanda küresel anlatıların, algıların ve bilginin üretim süreçlerinin de dönüşmesi olduğunu ifade etti. Stratejik iletişimin artık devletlerin dış politika setlerinin merkezinde yer alan bir güç çarpanı haline geldiğini belirtti. Hakikatin dezenformasyonla gölgelendiği bir çağda iletişimin, sadece bir aktarım değil, aynı zamanda bir meşruiyet inşası meselesi olduğunu vurguladı.
Savaşlar, çatışmalar, düzensiz göç, gıda ve enerji güvenliği, iklim değişikliği ve dijital dezenformasyonlar gibi çok boyutlu krizlerin, uluslararası iş birliğine dayanan yeni bir iletişim anlayışını zorunlu kıldığını aktardı. İnsan onuru, ortak akıl ve küresel dayanışma kavramları çerçevesinde adil, şeffaf ve kapsayıcı yeni bir iletişim dilinin ve güven ortamının tesis edilmesi gerektiğini belirtti. Stratejik iletişimin tam da bu noktada devreye girdiğini ifade etti.
Stratejik iletişimin sadece bir araç değil, aynı zamanda bir sorumluluk olduğunu söyleyen Duran, daha adil ve kapsayıcı bir uluslararası düzenin doğru iletişim stratejileriyle mümkün olacağını vurguladı. Hızı değil hakikati, gücü değil adaleti, etkileşim sayısını değil insan onurunu merkezine alan yeni bir iletişim ahlakına ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Türkiye’nin bu sorumluluk bilinciyle hareket ettiğini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Dünya beşten büyüktür” yaklaşımının, bu anlayışın en güçlü ifadesi olduğunu ve alternatif bir küresel vizyonu temsil ettiğini aktardı. Türkiye’nin son yıllarda yürüttüğü çok boyutlu dış politika ve aktif diplomasi ile küresel ölçekte dengeleyici ve kolaylaştırıcı bir aktör olarak öne çıktığını belirtti. Rusya-Ukrayna savaşında tahıl koridoru anlaşması, Orta Doğu temasları ve Afrika’daki arabuluculuk girişimlerinin, Türkiye’nin barış ve istikrara yönelik somut katkılarına örnek olduğunu ifade etti.
Türkiye’nin arabulucu rolünü güçlü kılan unsurun, taraflar arasında güven tesis edebilme kapasitesi olduğunu vurguladı. Kutuplaşmanın derinleştiği bir ortamda, farklı aktörlerle dengeli ilişkiler kurabilen ve tarafların hassasiyetlerini anlayabilen bir yaklaşımın kıymetli olduğunu kaydetti. Türkiye’nin sadece krizleri yönetmeye değil, aynı zamanda kalıcı çözümler üretmeye odaklandığını belirtti.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı olarak, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Daha Adil Bir Dünya Mümkün” çağrısından ilhamla, Türkiye’nin sesini daha güçlü ve etkili duyurmayı hedeflediklerini söyledi. Beş yıl önce hayata geçirilen STRATCOM Zirvesi’nin bu vizyonun somut bir tezahürü olduğunu ifade etti. Amaçlarının sadece Türkiye’nin perspektifini anlatmak değil, küresel ölçekte daha adil, şeffaf ve sorumlu bir iletişim ekosistemine katkı sağlamak olduğunu belirtti.
STRATCOM Zirvesi’nin, Türkiye’nin stratejik iletişim alanındaki vizyonunun ve kurumsal kapasitesinin bir yansıması olduğunu dile getiren Duran, zirvenin bir düşünce platformu ve etkileşim zemini niteliği taşıdığını kaydetti. 27-28 Mart tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek bu zirve ile farklı coğrafyalardan liderleri, diplomatları, iletişim profesyonellerini, akademisyenleri ve kanaat önderlerini bir araya getirerek, küresel sistemin geleceğine dair çok boyutlu bir istişare zemini oluşturmayı amaçladıklarını bildirdi.
Zirvenin sadece mevcut sorunları tartışan bir platform olmakla kalmayıp, aynı zamanda geleceğin iletişim paradigmasını şekillendirmeyi hedeflediğini vurguladı. Zirvede ele alınacak başlıkların, küresel yönetişimden iklim diplomasisine, dijitalleşmeden kamuoyu yönetimine kadar geniş bir yelpazeyi kapsayacağını belirtti. Yeni dönemde gücün, askeri ve ekonomik kapasiteyle birlikte anlatı kurma, anlam üretme ve güven inşa etme becerisiyle tanımlanacağını sözlerine ekledi.
Dünyanın yeni bir eşikten geçtiğini, eski paradigmaların çözülürken yeni arayışların güç kazandığını ifade eden Duran, Türkiye’nin bu süreçte edilgen bir izleyici değil, aktif bir kurucu aktör olma iradesini ortaya koyduğunu belirtti. STRATCOM Zirvesi’nin bu iradenin somut göstergelerinden biri olduğunu ve platformun bugünün krizlerine ışık tutmanın yanı sıra yarının daha adil, kapsayıcı ve dengeli uluslararası düzeninin inşasına da katkı sağlayacağına inandığını kaydetti.
Yorum Yap