İran Devrim Muhafızları Sözcüsü Zülfikari, ABD Başkanı Trump’ın müzakere iddialarını “Ne şimdi ne de sonra” diyerek sert bir dille reddetti.
İran Devrim Muhafızları Ordusu Hatemul Enbiya Merkez Karargahı Sözcüsü Albay İbrahim Zülfikari, ABD Başkanı Donald Trump’ın İranlı yetkililerle müzakere yürütüldüğü iddialarını kesin bir dille yalanladı. Zülfikari, İran devlet televizyonunda yaptığı açıklamada, Washington yönetimine “Yenilginizi anlaşma olarak adlandırmayın” çağrısında bulundu. Bu açıklama, Trump’ın dün dile getirdiği “İranlılarla aktif olarak müzakereler yürütüyoruz” sözlerine doğrudan yanıt oldu.
Albay Zülfikari, ülkesinin başından beri tavrının net olduğunu ve değişmediğini vurguladı. “Bizim gibiler sizin gibilerle ne şimdi ne de sonra anlaşma yapmayacak” ifadelerini kullanarak, ABD ile herhangi bir uzlaşı zemini olmadığını belirtti.
ABD Başkanı Donald Trump, dün yaptığı açıklamada İranlı liderlerin hepsi gitse de doğru kişilerle görüştüklerini iddia etmişti. Trump, İran’ın ABD ile bir anlaşma yapmayı çok istediğini ve bu konuda aktif müzakereler yürüttüklerini öne sürmüştü.
Öte yandan, ABD’nin İran ile bir aylık geçici ateşkes ve 15 maddelik kapsamlı bir anlaşma planı üzerinde çalıştığı yönünde iddialar gündeme geldi. Al Hadath’ın İsrail Kanal 12’ye dayandırdığı bilgilere göre, taslak anlaşma çeşitli maddeler içeriyordu.
İddia edilen taslak metinde, yaptırımların yeniden devreye alınması tehdidinin otomatik olarak kaldırılması ve İran’ın mevcut nükleer kapasitesinin tamamen ortadan kaldırılması gibi maddeler yer aldı. Plan, Tahran’ın nükleer silah arayışında olmayacağına dair taahhüt vermesini ve topraklarında nükleer zenginleştirme faaliyetinin yasaklanmasını talep ediyordu.
Anlaşma taslağının, zenginleştirilmiş uranyumun Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’na (UAEA) teslim edilmesi ve Natanz, İsfahan, Fordow’daki nükleer tesislerin devre dışı bırakılması maddelerini de içerdiği belirtildi. UAEA’ya tüm bilgilere tam erişim izni verilmesi de bu maddeler arasındaydı.
Taslakta ayrıca, İran’ın “vekâlet güçleri” stratejisinden vazgeçmesi, bölgedeki milis gruplara finansman ve silah desteğinin kesilmesi gibi konulara da değiniliyordu. Hürmüz Boğazı’nın açık tutulması, balistik füze programına ilişkin kararın ertelenmesi ve balistik füzelerin yalnızca savunma amaçlı kullanılması da iddialar arasında yer aldı. Planın, İran’a yönelik tüm yaptırımların kaldırılmasını ve Buşehr’de sivil nükleer programın geliştirilmesine destek verilmesini de öngördüğü aktarıldı.
Yorum Yap