Galyum ve germanyum tedarikinde Çin’in tekel konumu ve jeopolitik riskler küresel arzı tehdit ediyor. Teknoloji ve savunma sanayileri için kritik minerallerde yeni endişeler yükseliyor.
Yarı iletken üretimi için kritik öneme sahip galyum ve germanyumun tedarik zincirinde küresel arz endişeleri artıyor. Bu stratejik minerallerin üretiminin büyük ölçüde Çin’e bağımlı olması ve jeopolitik gerilimler, teknoloji ve savunma sanayileri için önemli riskler oluşturuyor.
Galyum ve germanyum, genellikle alüminyum ve çinko cevherlerinin işlenmesi sırasında yan ürün olarak elde ediliyor. Bu durum, bağımsız üretimlerinin sınırlı kalmasına ve tedarik zincirlerinin kırılganlaşmasına neden oluyor. ABD ve İran arasındaki gerilimlerin küresel lojistik hatlarında yarattığı belirsizlik, bu minerallerin ticaretini daha da riskli hale getirmiş durumda.
Türkiye Madenciler Derneği (TMD) Başkanı Mehmet Yılmaz, dünya galyum üretiminin yaklaşık yüzde 80’ini, germanyumun ise yüzde 60’ını karşılayan Çin’in, bu mineralleri küresel ticaret savaşlarının odak noktasına taşıdığını belirtti. Yılmaz, özellikle telekomünikasyon, elektrikli araçlar ve askeri teknolojilerde vazgeçilmez hale gelen galyum ve germanyumun, ‘stratejik ham madde’ sınıfına yükseldiğini vurguladı.
Çin’in 1 Ağustos 2023’te galyum ve germanyum ihracatına getirdiği lisans zorunluluğu, 3 Aralık 2024’te ABD’yi hedef alan doğrudan ihracat yasağına dönüştü. ABD’ye yönelik bu yasak 9 Kasım’a kadar askıya alınmış olsa da, tüm yabancı satışlar için lisans gerekliliği devam ediyor. ABD’li askeri kullanıcılara yönelik yasak ise hala yürürlükte.
Asya piyasaları analisti Sadi Kaymaz da Çin’in galyum ve germanyum üretiminde tam bir tekel konumunda olduğunu belirtti. Kaymaz, bu metallerin Çin’in geniş endüstriyel altyapısına entegre olduğunu ve alternatif üretim zincirleri kurmanın sadece maden açmakla sınırlı olmadığını, tüm rafinasyon sürecini kapsadığını ifade etti.
Kaymaz, Çin’in ihracat kısıtlamalarının sürekli sıkılaştığını ve Pekin’in bu kaynakların akışını istediği an kontrol edebileceğini söyledi. Çin’in Japonya’ya yönelik yeni lisans gereklilikleri getirmesiyle bu ülkeye yapılan ihracatın sıfıra düştüğünü hatırlatan Kaymaz, 2025’te Çin’in germanyum ihracatının bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 60 azaldığını aktardı. Bu durumun, küresel üretimin önemli bir bölümünün erişilebilir piyasalardan kaybolmasına yol açtığını ekledi.
Orta Doğu’daki savaşın da dolaylı olarak bu piyasayı etkilediğini belirten Kaymaz, özellikle savunma sanayisinde kullanılan radar sistemlerinin galyum nitrür tabanlı yarı iletken teknolojisine bağımlı olduğunu ve bu sistemlerin hasar görmesinin, Çin’in tek tedarikçi konumundan dolayı ikamesini zorlaştırdığını sözlerine ekledi.
Yorum Yap