ABD’nin stratejik petrol rezervlerini devreye sokması ve yaptırımları esnetmesine rağmen, Orta Doğu’daki gerilim küresel petrol fiyatlarını yüksek tutuyor.
ABD’nin stratejik petrol rezervlerini piyasaya sürmesi ve İran, Rusya ile Venezuela petrollerine yönelik yaptırımları geçici olarak esnetmesi, küresel ham petrol fiyatlarını 100 doların altına çekmeye yetmedi. Orta Doğu’da 28 Şubat’ta başlayan operasyonlar ve Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim, küresel enerji arzında belirsizliği artırarak fiyatların yükselişini sürdürmesine neden oldu. Brent petrolün varil fiyatı 100 doların üzerinde seyrederken, Batı Teksas (WTI) ham petrolü 90 dolar seviyelerinde işlem görüyor.
Küresel petrol sevkiyatının kritik geçiş güzergahlarından Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksaklıklar ve çatışmalarda İran ile Körfez Bölgesi’ndeki enerji tesislerinin hedef alınması, piyasalardaki dalgalanmayı tetikledi. Trump yönetimi, enerji maliyetlerini dizginlemek için çeşitli adımlar atsa da, tırmanan jeopolitik risklerin gölgesinde bu çabalar henüz somut bir karşılık bulamadı.
ABD yönetiminin petrol piyasasına doğrudan müdahalesi, Stratejik Petrol Rezervi üzerinden gerçekleşti. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) üyesi 32 ülkenin enerji fiyatlarını düşürme kararı kapsamında, ABD Enerji Bakanlığı 11 Mart’ta Stratejik Petrol Rezervi’nden 172 milyon varil petrolün piyasaya sürüleceğini açıkladı. Bu miktar, ABD tarihindeki en büyük rezerv tahliye operasyonlarından biri olarak kayıtlara geçti.
ABD Enerji Bakanı Chris Wright, 20 Mart’ta rezervlerden petrol akışının başladığını bildirdi. Wright, günlük 1 milyon ile 1,5 milyon varil arasında olması beklenen bu akışın, toplamda 3 milyon varile yakın bir seviyeye ulaşabileceğini belirtti. Eski ABD Başkanı Joe Biden döneminde, Rusya-Ukrayna Savaşı nedeniyle artan fiyatlar karşısında 2022’de de 180 milyon varil petrol piyasaya sürülmüştü.
Washington yönetimi, yaptırımlar kapsamındaki Rus ve İran petrollerinin satın alınmasına geçici olarak izin vererek arz açığını kapatmaya yönelik adımlar attı. ABD Hazine Bakanlığı, 5 Mart’ta Hint rafinerilerinin Rus petrolü alımına izin veren 30 günlük bir muafiyet yayımladı. Bakanlık, bu önlemin yalnızca denizde mahsur kalmış petrolü içeren işlemlere yetki verdiğini vurguladı.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, 5 Mart’ta yaptığı açıklamada, bu geçici önlemin Rus hükümetine kayda değer bir mali fayda sağlamayacağını belirtti. Bessent, “Bu geçici önlem, İran’ın küresel enerjiyi rehin alma girişiminin yol açtığı baskıyı hafifletecektir” ifadelerini kullandı. Bakanlık, 12 Mart’ta denizde mahsur kalmış Rus petrolünün, 20 Mart’ta ise denizde bekleyen İran petrolünün satışına izin veren dar kapsamlı 30 günlük genel lisanslar yayımladı. Ayrıca, yaptırım altındaki Venezuela’nın petrol sektörüne yönelik kısıtlamalar da esnetildi.
ABD Hazine Bakanlığı, 18 Mart’ta yayımlanan genel lisansla Amerikan şirketlerine Venezuela’nın devlet petrol şirketi Petróleos de Venezuela S.A. (PdVSA) ve bağlı kuruluşlarıyla belirli işlemler yapma izni verdi. Bakanlık, bu lisansın hem ABD’ye hem de Venezuela’ya fayda sağlayacağını ve mevcut petrol arzını artırarak küresel enerji piyasasını destekleyeceğini vurguladı. İç piyasadaki akaryakıt akışını hızlandırmak amacıyla, 18 Mart’ta Jones Yasası’na 60 günlük muafiyet getirildi. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, bu kararın “Destansı Öfke Operasyonu’nun hedeflerini gerçekleştirirken petrol piyasasında yaşanan kısa vadeli aksaklıkları hafifletmeye yönelik” bir adım olduğunu ifade etti.
Ayrıca, petrol, benzin, LNG, jet yakıtı ve gübrenin Hürmüz Boğazı’ndan geçişinin devam edebilmesi için 6 Mart’ta Körfez bölgesinde savaş riskini de kapsayan 20 milyar dolarlık bir denizcilik reasüransı planı açıklandı.
ABD yönetiminin tüm müdahalelerine rağmen petrol piyasalarında fiyatlar yukarı yönlü seyrini koruyor. Orta Doğu’daki jeopolitik riskler ve bahar aylarının gelmesiyle artan talep, benzin fiyatlarını yüksek tutuyor.
Amerikan Otomobil Birliği (AAA) verilerine göre, ABD’de 23 Mart itibarıyla normal benzinin ulusal ortalama fiyatı galon başına 3,96 dolar olarak ölçüldü. Bu rakam bir ay önce 2,94 dolar seviyesindeydi. Ülkede benzin fiyatı bir ayda 1 dolar artarken, yıllık bazda yüzde 26,6 yükseldi.
ABD genelinde akaryakıt maliyetleri eyaletlere göre farklılık gösteriyor. California gibi bazı eyaletlerde benzin fiyatı 5,8 doları buldu. Washington eyaleti ile Hawaii’de de benzinin ortalama fiyatı galon başına 5 doların üzerinde kaydedildi. Artan akaryakıt maliyetlerinin lojistik giderleri tırmandırarak gıda ve diğer temel tüketim ürünlerinde fiyat artışlarını tetiklemesinden ve ekonomi genelinde maliyet baskısını artırmasından endişe duyuluyor.
Yorum Yap